KENDİMİZE YETECEKMİYİZ???
Anadolu’nun verimli topraklarında hayat bulduk hepimiz. Coğrafyanın kader olduğu dünyada; en bereketli topraklara sahip, bir dönem tarımda kendi kendine yetebilen sayılı ülkelerinden biri olan Türkiye’de doğduk, büyüdük ve yaşıyoruz.
Ancak bir tarım ülkesi olan Türkiye’de, buğday hasadının başladığı şu günlerde açıklanan taban fiyatları acı bir gerçeği haykırıyor:
Mevcut tarım politikaları, çiftçiyi toprağından koparma noktasına getirmiştir. Geçen yıldan bu yana mazot, gübre, tohum ve ilaç gibi temel girdi maliyetleri %100’ün üzerinde artmışken, buğday taban fiyatının beklentilerin çok altında kalması üreticide büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
Çiftçimiz, üretimin sürdürülebilirliğinin önüne devlet politikası eliyle büyük bir set çekildiği düşüncesinin hakkı mi olduğu zamanı yasiyoruz hepimiz.
Tarım ekonomistlerine göre, bir kilo buğdayın üretim maliyeti bölgelere göre değişiklik gösterse de açıklanan taban fiyat sınıra dayanmış durumdadır.
Çiftçinin sonraki yıl yeniden ekim yapabilmesi için %30 ila %40 oranında bir kâr marjına ihtiyacı vardır; aksi takdirde üretim sürdürülemez hale gelir.
Kendi ülkesinde çiftçisini toprağına küstüren, buna karşın savaşın ortasındaki Ukrayna ve Rusya gibi ülkelerden buğday ithal eden bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız.
Yanlış tarım politikaları, bizi “kendine yeten ülke” konumundan koparıp, tarım ürünleri ithalatçısı bir ülke haline dönüştürmüştür.
Bugün dünyanın en verimli toprakları; yüksek girdi maliyetleri, yetersiz ve geç ödenen desteklemeler yerli ata tohumundan uzaklaşalarak ithal tohuma mahkûm edilen üretici can çekişecek duruma gelmiştir.
Tarımda Acil Eylem Planı Şarttır!
Tarımın sürdürülebilirliğini sağlamak için ithalata dayalı sistemden derhal vazgeçilmeli; yerli üreticiyi teşvik eden ve maliyet artışlarına karşı çiftçiyi doğrudan sübvanse eden koruyucu bir devlet politikası inşa edilmelidir.
Türk çiftçisinin toprağından kopmadan, ülke ekonomisinin lokomotifi olmaya devam edebilmesi için önündeki ağır ekonomik engeller bir an önce kaldırılmalıdır.
Bir ülkenin bağımsızlığını en temel ayaklarindan biride gıda bağımsızlığıdır.
Üretmeyen toplumlar kaybetmeye mahkumdur.
Hiç unutmayalım ki: “Köylü milletin efendisidir.”
Ve Türkiye, bu verimli toprakların hakkını vererek kendi çiftçisine yeniden hayat vermek zorundadır.
Selam ve sevgiyle kalın
Gülendam METİN
Alfa Basım / Anadolu TV
Yazıyı Paylaş

Yorum gönder