YİNE UÇAK KAZASI

YİNE UÇAK KAZASI

Yine bir uçak kazası haberi… Bu kez Türkiye hava sahasında ve bizim misafirimiz.

Henüz yeni havalanan bir uçak, dakikalar içinde taşıdığı; vatanı için çok değerli olan, satılmayan ve satılamayan o güzel insanlarla birlikte düştü.

Ülke olarak acımız henüz çok taze, içimizdeki yara kanıyor. 11 Kasım 2025 tarihinde

Azerbaycan’dan havalanan askeri uçağımızda 21 vatan evladını şehit verdik.

Hafızamı biraz geriye doğru yokladığımda; bugün Libya uçağının düştüğünü ve içinde çok değerli, “üst akıl” diyebileceğimiz

5 vatanseverin şehit oldu.

. Dostumuz Libya bu olay üzerine 3 günlük ulusal yas ilan etti.
Tarihleri ve kayıpları hatırlayalım:

19 Mayıs 2024: İran Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve devlet yetkililerini taşıyan helikopter kazası.sonucu

25 Mart 2009: Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin, üzerinde hâlâ şaibeler bulunan helikopter kazası

Süren hukuki süreçte telefon, bilgisayar ve çantanın bulunamaması soru işaretlerini koruyor.

30 Kasım 2007: Isparta’daki uçak kazası. Prof. Dr. Engin Arık, Fatma Şenel Boydağ ve 4 akademisyenimiz…

Toryum madeni üzerindeki çalışmalarıyla Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için devrim yapacaklardı.

17 Şubat 1993: Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis Paşa’nın, uçağının kalkıştan kısa süre sonra düşmesi sonucu şehit olması.

Geçmişe doğru baktığımda görüyorum ki; bu kazalar hep İslam coğrafyasında ve ülkeleri için büyük projeleri olan, tam bağımsızlık mücadelesi veren değerlerimizin başına geliyor.

Kimi siyasetçi, kimi asker, kimi akademisyen… Ancak hedef hep aynı zihniyetin ürünü.

Tarihin tozlu sayfalarını biraz araladığımızda manzara değişmiyor: Asırlardır nifak tohumu eken, cihan savaşları çıkaran, imparatorluklar yıkan ve sömürge düzenini soykırımlarla sürdüren odaklar hep aynı.

Siyonizmin elinde oyuncak olan yapılar, bu coğrafyanın kaderiyle oynuyor.

Ebu Müslim Horasani’nin o meşhur sözü kulağımıza küpe olmalı:

Emevi devletini. Yıkılışını şöyle anlatir
“Zararlarından emin oldukları için dostlarını uzak tuttular. Kendilerine bağlamak için düşmanlarını yakınlaştırdılar.

Düşman dost olmadı, dost ise düşman oldu. Sonunda düşmanla saf tuttular.”

Günümüzde İslam coğrafyası ne yazık ki dostunu uzaklaştırdı,

düşman ise sömürmeye devam ediyor.

“Arz-ı Mev’ud” hayalleri kuranlar, dünyayı ekonomik ve fiili bir savaşa sürüklemekten çekinmiyorlar.

Unutmamak gerekir ki: Dün geçmiştir, gelecek ise meçhuldür. O halde gün bugündür.

Bugün, İslam coğrafyasının ve Türk dünyasının birlik olma günüdür.

Selam, sevgi ve sağlıkla kalın.

Gülendam METİN Alfa Basın / Anadolu TV 27/12/2025Yine bir uçak kazası haberi… Bu kez Türkiye hava sahasında ve bizim misafirimiz.

Henüz yeni havalanan bir uçak, dakikalar içinde taşıdığı; vatanı için çok değerli olan, satılmayan ve satılamayan o güzel insanlarla birlikte düştü.

Ülke olarak acımız henüz çok taze, içimizdeki yara kanıyor. 11 Kasım 2025 tarihinde

Azerbaycan’dan havalanan askeri uçağımızda 21 vatan evladını şehit verdik.

Hafızamı biraz geriye doğru yokladığımda; bugün Libya uçağının düştüğünü ve içinde çok değerli, “üst akıl” diyebileceğimiz

5 vatanseverin şehit oldu.

. Dostumuz Libya bu olay üzerine 3 günlük ulusal yas ilan etti.
Tarihleri ve kayıpları hatırlayalım:

19 Mayıs 2024: İran Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve devlet yetkililerini taşıyan helikopter kazası.sonucu

25 Mart 2009: Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin, üzerinde hâlâ şaibeler bulunan helikopter kazası

Süren hukuki süreçte telefon, bilgisayar ve çantanın bulunamaması soru işaretlerini koruyor.

30 Kasım 2007: Isparta’daki uçak kazası. Prof. Dr. Engin Arık, Fatma Şenel Boydağ ve 4 akademisyenimiz…

Toryum madeni üzerindeki çalışmalarıyla Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için devrim yapacaklardı.

17 Şubat 1993: Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis Paşa’nın, uçağının kalkıştan kısa süre sonra düşmesi sonucu şehit olması.

Geçmişe doğru baktığımda görüyorum ki; bu kazalar hep İslam coğrafyasında ve ülkeleri için büyük projeleri olan, tam bağımsızlık mücadelesi veren değerlerimizin başına geliyor.

Kimi siyasetçi, kimi asker, kimi akademisyen… Ancak hedef hep aynı zihniyetin ürünü.

Tarihin tozlu sayfalarını biraz araladığımızda manzara değişmiyor: Asırlardır nifak tohumu eken, cihan savaşları çıkaran, imparatorluklar yıkan ve sömürge düzenini soykırımlarla sürdüren odaklar hep aynı.

Siyonizmin elinde oyuncak olan yapılar, bu coğrafyanın kaderiyle oynuyor.

Ebu Müslim Horasani’nin o meşhur sözü kulağımıza küpe olmalı:

Emevi devletini. Yıkılışını şöyle anlatir
“Zararlarından emin oldukları için dostlarını uzak tuttular. Kendilerine bağlamak için düşmanlarını yakınlaştırdılar.

Düşman dost olmadı, dost ise düşman oldu. Sonunda düşmanla saf tuttular.”

Günümüzde İslam coğrafyası ne yazık ki dostunu uzaklaştırdı,

düşman ise sömürmeye devam ediyor.

“Arz-ı Mev’ud” hayalleri kuranlar, dünyayı ekonomik ve fiili bir savaşa sürüklemekten çekinmiyorlar.

Unutmamak gerekir ki: Dün geçmiştir, gelecek ise meçhuldür. O halde gün bugündür.

Bugün, İslam coğrafyasının ve Türk dünyasının birlik olma günüdür.

Selam, sevgi ve sağlıkla kalın.

Gülendam METİN Alfa Basın / Anadolu TV 27/12/2025Yine bir uçak kazası haberi… Bu kez Türkiye hava sahasında ve bizim misafirimiz.

Henüz yeni havalanan bir uçak, dakikalar içinde taşıdığı; vatanı için çok değerli olan, satılmayan ve satılamayan o güzel insanlarla birlikte düştü.

Ülke olarak acımız henüz çok taze, içimizdeki yara kanıyor. 11 Kasım 2025 tarihinde

Azerbaycan’dan havalanan askeri uçağımızda 21 vatan evladını şehit verdik.

Hafızamı biraz geriye doğru yokladığımda; bugün Libya uçağının düştüğünü ve içinde çok değerli, “üst akıl” diyebileceğimiz

5 vatanseverin şehit oldu.

. Dostumuz Libya bu olay üzerine 3 günlük ulusal yas ilan etti.
Tarihleri ve kayıpları hatırlayalım:

19 Mayıs 2024: İran Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve devlet yetkililerini taşıyan helikopter kazası.sonucu

25 Mart 2009: Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin, üzerinde hâlâ şaibeler bulunan helikopter kazası

Süren hukuki süreçte telefon, bilgisayar ve çantanın bulunamaması soru işaretlerini koruyor.

30 Kasım 2007: Isparta’daki uçak kazası. Prof. Dr. Engin Arık, Fatma Şenel Boydağ ve 4 akademisyenimiz…

Toryum madeni üzerindeki çalışmalarıyla Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için devrim yapacaklardı.

17 Şubat 1993: Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis Paşa’nın, uçağının kalkıştan kısa süre sonra düşmesi sonucu şehit olması.

Geçmişe doğru baktığımda görüyorum ki; bu kazalar hep İslam coğrafyasında ve ülkeleri için büyük projeleri olan, tam bağımsızlık mücadelesi veren değerlerimizin başına geliyor.

Kimi siyasetçi, kimi asker, kimi akademisyen… Ancak hedef hep aynı zihniyetin ürünü.

Tarihin tozlu sayfalarını biraz araladığımızda manzara değişmiyor: Asırlardır nifak tohumu eken, cihan savaşları çıkaran, imparatorluklar yıkan ve sömürge düzenini soykırımlarla sürdüren odaklar hep aynı.

Siyonizmin elinde oyuncak olan yapılar, bu coğrafyanın kaderiyle oynuyor.

Ebu Müslim Horasani’nin o meşhur sözü kulağımıza küpe olmalı:

Emevi devletini. Yıkılışını şöyle anlatir
“Zararlarından emin oldukları için dostlarını uzak tuttular. Kendilerine bağlamak için düşmanlarını yakınlaştırdılar.

Düşman dost olmadı, dost ise düşman oldu. Sonunda düşmanla saf tuttular.”

Günümüzde İslam coğrafyası ne yazık ki dostunu uzaklaştırdı,

düşman ise sömürmeye devam ediyor.

“Arz-ı Mev’ud” hayalleri kuranlar, dünyayı ekonomik ve fiili bir savaşa sürüklemekten çekinmiyorlar.

Unutmamak gerekir ki: Dün geçmiştir, gelecek ise meçhuldür. O halde gün bugündür.

Bugün, İslam coğrafyasının ve Türk dünyasının birlik olma günüdür.

Selam, sevgi ve sağlıkla kalın.

Gülendam METİN Alfa Basın / Anadolu TV 27/12/2025

Yazıyı Paylaş

Yorum gönder