LAKAP mı SOYADI mı ?

LAKAP mı SOYADI mı ?

Günümüz Türkiye’ sinde herkesin bir soyadı olur. Soyunu devam ettirdiği ve
çocuklarına, torunlarına sirayet eden bir soyadı almıştır. İnsanların ailecek diğer
ailelerden ayıran bir özellik aynı zamanda soyadı taşımak.
Soyadı kanunundan önce insanlar birbirlerini lakap ile çağırır ve sorarlardı birini
aradıkları zaman.
” İğneci Veli”, “Topal Osman”, “Körün Oğlu”, “Kasap Hasan” ,”Beyoğlu”…
bazen de yaptığı işle ilintili olarak kişi tanınırdı.
Soyadı kanunu 2525 sayılı kararla 2 Ocak 1935 yılında uygulanmaya başladı. Bu
kanun artık insanlar lakapları ile çağrılmayıp isimlerinin yanına soyadı eklenerek
anılacak ve çağrılacaktı.
Soyadı alınırken özellikle insanlar güzel, söylenişi kolay bir soyad almak istiyordu.
İstiyordu ki en güzel soyadını almak ve öyle anılmak. Yurdun dört bir yanına
dağılan devlet memurları vatandaşın sıra olmasını istiyor ve sırayla soyadları
veriliyordu.


Soyadı Kanunu çıktığı dönemde, milletin okuma yazma bilmemiş olmasından
yararlanan işgüzar kimi nüfus müdürlüğü çalışanları, kimi zaman ciddiyetsizlikten,
kimi zaman gırgıra almak için, kimi zaman kasıtlı olarak, kimisi de açıkça
söyleyelim belli ailelere karşı husumetinden yada hainliğinden akıl almaz soyadları
uydurdular. Vatandaşa hak etmediği soyadını verdiler.
Bunun yanında nüfus memurlarının bir kısmı misyoner okulundan mezun olmuş
kişilerdi ki bunlar da aşağılayıcı soyadları oluşturdular. Listeden seçilmesi istendi.
Hep savaştan savaşa katılmış olan halk ne okul için, ne de öğrenebilmek için ne
zaman bulabilmişti ne de öğretmen.


Böylece görevli memurlar vatandaşı aşağılayan ve söylemeyi edebine
sığdıramayacağı soyadlarını almış oldu.
Kim kendinin; Çıplak, Donsuz, Arsız, Azmış, Kaltak, Ayı, Şapşal,Budala, Koyun,
Sülük, Cort, Safra, Verici, Dönek, Dümbelek, Fırıldak, Cinsel, Kalça, Emici, Abaza,
Motor, Gösterir, Portakal, Yalama, Kız, Götürür, Tekerlek gibi isimlerle anılmak
ister?
Ve daha sayamadığımız ölçüde ağıza alınmayacak hatta çok komik olan
soyadlarını okuma yazması olmayan halka verdiler.

Halk okuma yazma bilmiyor. Bilmediği için kendini ifade etmek için dedem şurada
kahramanlık yaptı. Şu isim olmasını istiyorum, dese de önüne konulan listeden

isim seçmesi isteniyordu. Okuma-yazması olmayan ne yapabilir bu durumda?
Soyadı Kanunu güzel bir fikirdi,uygulamaydı ama insanların bunu uygulamadaki
inceliği tartışılır.


TÜİK’e göre Türkiye’de en çok kullanılan soyadlar sırasıyla şunlar: Yılmaz, Taş,
Kaya, Demir, Çelik, Şahin, Yıldız, Yıldırım, Öztürk, Aydın, Özdemir.
Öte yandan,” Ayyıldızlıkırmızıbayraktaşıyankahramanoğullarından”soyadı 50 harf
ile Türkçedeki en uzun soyadı olarak kabul edilir.


Atatürk, soyadını Mustafa Kemal 24 Kasım 1934 yılında “Atatürk” TBMM’si
oylamasıyla alır.
17 Aralık 1934’te çıkarılan yasa ile bu soyadının diğer kişiler tarafından
kullanılması yasaklanır. O nedenledir ki Atatürk’ ün kız kardeşi Makbule “Atadan”
soyadını almıştır.
Adının yanında soyadını kullanan her insan ister ki uyumlu ve şık olsun. Bu da
kişinin en doğal hakkı. Bu hak kanunla verilmiştir. Kişi istediği zaman mahkeme
yoluyla değiştirebilir.
Kalın sağlıcakla.

Jülide DEMİRTAŞ

Yazıyı Paylaş

Yorum gönder