VAY HALİMİZE

VAY HALİMİZE

Bazen garip duygular sarar insanı nereden geldim nereye gidiyorum?

Nedir bu günlük koşturmalar?

Vay halimize !

***

Yıllar öncesi Osmanlı arşivlerinin Bulgaristan’a satıldığı İnönü döneminde bir vefakar öğretmen Muallim Cevdet’in mücadelesi sonucu satış durduruldu.

Üstelik okkası 3 kuruşa 1931 yılında satılıyor. Şimdi ise tarihi okumak için oraların yollarını araştırıyoruz. Giden araştıranda artık edindiği bilgiyi çevresine anlatmak için bir mecra bulamıyor. Bulsa da farklı insanlar tarafından engel teşkil ediliyor,

***

Bizden aldığı arşiv belgelerini ise Bulgaristan Vatikan’a 40’a satıyor.

Arşivde Osmanlı maliyesi, askeri tarih ve eğitim bunun yanında diğer bilgiler onların eline geçiyor. Bulgaristan’ın tarihi mi var? Daha önce bizim olan bu ülke ayrıldıktan sonra arşiv topluyor. Kağıt fabrikası olan İsveçli Ermeni asıllı Berger ailesi alıyor.

Şimdi onların müzesinde en nadide en muteber eser olarak sergileniyor tarihimiz.

Vay halimize !

***

Benim annecim evi temizlerken bulduğu gereksiz kağıdı bile saklar akşam tüm kardeşler bir araya gelince sorardı. “Bu kimin?” Okuyana saygısı vardı. Kıyamazdı kağıtları atmaya.

***

Uzun yıllar türban tartışıldı bu ülkede. İçki içenler tartışıldı. Kıyafet tarzı tartışıldı. Ama ilim bilim adına, tarihi çocuklarımıza öğretmek adına bir çabamız olmadı.

Vay halimize !

***

Enderun vardı bir zamanlar.

Bir zamanlar eğitim enstitüleri vardı.

Öğretmen okulları vardı.

Şimdilerde birçok okul var artık.

Ama yine de vay halimize !

***

Doğru yerde doğru zamanda olamıyor muyuz?

Gidişatta düzeltilmesi gereken en önemli elzem olan eğitim. Geleceğimizi kurabilmeliyiz genç kuşaklarla. Yarın bugünkü çocuklar bizi yönetecek. Eğer daha da geç kalırsak,

Vay halimize !

***

Kayserili ne demiş:

-Bizde ticareti yapabilen okumaz. Ticaret ehli olamayan okur.

Balığa ağaca çık denmez, değil mi ?

Bugünlerde ustalar çırak bulamıyor. Ustalarda bu nedenle yüksek fiyattan çalışıyor.

Vay halimize !

***

Yıllarca bu ülke savaştan savaşa gitti. Soykırıma uğradı. Hakettiği değeri Türk görmedi. 1948’le Marchall yardımıyla da okyanus ötesine bağlandı. Ne Nuri Killigil’den eser kaldı ne de doğal keçi sütünden bir emare.

Vay halimize !

***

Dışarıdan şimdiler de et, mercimek, tohum, buğday… alıyoruz. Almaya da devam ediyoruz.

Ekonomi tam bir kaosa döndü.

Vergiler arttı.

İş bulmak zorlaştı.

Kiralar arttı.

Üstüne üstlük bir de deprem bölgesiyiz !

Vay halimize !

***

Tamam…Sorunlar olabilir. Çok normal ama bunları aşmak için çaba vermek, çözümcül olmak gerekir değil mi ?

Yeterince çaba sarfediyor muyuz?

Bunu merak ettim?

İyi günler Azizim !

Jülide DEMİRTAŞ

Yazıyı Paylaş

Yorum gönder